2 Eylül 2016 Cuma

ELAFONISOS


Son postta detaylica anlattigim Monemvasia sonrasinda hayatimda yuzdugum en temiz, en berrak denizi yani Elafonisos Adasi’ni deneyimleme sansi yakaladik.. "en temiz, en berrak deniz" betimlemeleri kesinlikle benim abartim dahilinde degil.. Ben bu fikirdeyim o kesin ama ayni zamanda Elafonissos, Yunanistan sinirlari icinde kabul edilen en iyi deniz alternatifi.. 

Arkadaslarimizin dugun tarihi ve tatiliminizin tam suresi belli olunca Efie ile kafa kafaya verip nefis bir rota olusturduk kendimize.. Hafta sonunu Monemvasia gezisi ve dugun organizasyonlari ile gecirip, Pazar sabahi yapacagimiz erken kahvalti sonrasi Elafonisos Adasi’na gececektik.. Zaman azdi ama o sulara dalip cikmadan Atina’ya geri donus kesinlikle gerceklesmemeliydi.. Ayrica, neredeyse anakaranin en guney ucuna kadar inecektik ve Yunanlilar icin bile bu destinasyon oyle kolay kolay gelinen bir nokta degilken, bizim gormeden donmemiz soz konusu bile olmamaliydi.. Adada konaklama sansimiz da olmayacakti ama bu kimin umrundaydi ki ? Tek derdimiz o essiz denizin suyuna karismakti.. :)

Monemvasia’dan Elafonisos Adasi'na ulasim dar, virajli ve yaklasik 1 saatlik bir araba yolculugu ile Neopoli kasabasi uzerinden saglaniyor.. Neopoli Limani'ndan yaklasik yirmi dakikada sizi adaya ulastiran arabali feribotlara biniyorsunuz, turkuaz renginin onlarca tonunu gorebileceginiz izlemeye doyulmaz bir feribot yolculugu yasiyorsunuz ve o noktada adaya gelme karariniza sukrediyorsunuz.. (Yaz aylarinda feribotlar yarim saatte bir sefer yapiyor.)

Atina sehrini gezip sonrasinda adaya gecelim isterseniz, yolunuz yaklasik 315 km ve kullanmaniz gereken rota; Atina-Corinth-Tripoli-Sparta-Monemvasia-Neapolis. Virajli ve dar yollar nedeniyle yolculuk yaklasik 5 saat surecek ve sonrasinda yine feribot ile adaya ulasmis olacaksiniz.. Yunanistan’da sinyalizasyon sistemi bence hic fena sayilmaz o nedenle bilmediginiz bir yolda bile olsaniz, ulasacaginiz nokta belli ise buyuk bir sikinti yasanmayacaktir. Yapmaniz gereken tek sey, yola cikmadan evvel gerekli notlari almaniz..







Elafonisos; yabanci turistlerin pek bildigi bir nokta olmadigi icin, tam olarak doga ve lokal insanlarla ic ice gececeginiz, sakin ve huzurlu bir ada.. Nasil anlatsam ya da cumlelerimi nasil betimlesem bilemiyorum ama suyuna bir kez dalip ciktiginizda eminim ki siz de Elafonissos‘un dunyaya verilmis bir armagan oldugunu hissedebilirsiniz !

Adanin en unlu plaji  Simos.. Lokaller buraya Frango-Saracenico diyorlar lakin ikiz olarak kabul edilen plajlar arasinda plajlari birbirinden ayiran kayalik bir adacik bulunuyor. Plajin kumu tahmin edilemeyecek kadar ince ve ipeksi.. Suyun rengi ise transparan ve yesil/mavi arasi dolanip duran turkuaz/zumrut tonlarinda… Olaganustu bir gorsel zenginligi var ve kendinizi tam olarak egzotik bir bolgede hissetmenizi sagliyor.. Adanin genis ve uzun plajlarina kum tepecikleri arasindan yuruyerek ulasiyorsunuz.. Plaj sedir agaclariyla cevrili ve ozellikle yaz aylarinda kum tepeleri arasindan beyaz ve lila zambaklar adeta fiskirmis durumda.. Bu muthis tablodan buyulenmemek elde degil..


 (gorsel visitkythera sitesinden alindi)






Biz Simos plajina adanin en organize kampi olan Simos Camping’in icinden gecerek ulastik.. Icinden gecerken gercekten kendimi bir filmin setinde gibi hissettim ve cocuklarla yaz aylarinda planlanabilecek bir hafta sonu tatilinin hayali kurdum.. Kesinlikle luks bir yasamin aranmayacagi ancak hayat kalitesi ust seviyede olan kamp, lokal Yunan mutfagi sunan bir tavernaya sahip ve mutfagindan gunluk olarak da yararlanmaniz mumkun.. Oldukca organize bir plaj duzenleri var ve dus, soyunma/giyinme odalarindan da ayni sekilde gunluk olarak yararlanabiliyorsunuz.. Kamp alaninda ise; ister oda, ister karavan, isterseniz de cadirda konaklayabiliyorsunuz.. 






Efie ve Stepan’dan dinledigim ve sunset vakti limanda yedigimiz yemek ve oncesinde gozlemledigim kadariyla; kafa bosaltmak ve rahatlamak icin Elafonisos'da gececek iki ya da uc gun fazlasiyla yeterli.. O nedenle adada hafta sonu tatili planlamak isteyenler olabilir diye bir kac detay daha vermek istiyorum..

Elafonisos; kahvehaneler, mini marketler, otel ve pansiyonlar, kamp alanlari, liman boyunca siralanmis tavernalari ile minik ve cozy bir koy.. Zaten adanin tamami 19 km ! Liman bolgesinde resimlemeye deger bir kilisesi bulunuyor ve kilise dar bir kopru ile koye baglaniyor.. Kisacasi bu ada icin tavsiye edebilecegim yegane sey; adanin essiz sularina girmeniz ve dinginligini yasamaniz.. Ihtiyaciniz olan tek sey ise pasparlak bir gunes !


(gorsel Hameni Atlantida sitesinde alindi)

Adada Simos kadar guzel olan ve bakirlik konusunda kesinlikle en ust seviyeye ulastiginizi hissettirecek diger plajlar; Panagitsa,Kontogoni ve Lefki. Biz gunluk bir gezinti yaptigimiz icin bu plajlari gormedik ancak gorulmeye ve yuzulmeye deger olduklarina hic suphem yok.. (bu issiz plajlari gormek icin mutlaka araba ya da tekneye ihtiyaciniz olacak.)

Limandan minik bir tekne kiralayip, yabani ciceklerle bezenmis Kato Nisi ya da diger adiyla Virgin Mary adacigina gitmek cok cazip bir fikir.. Virgin Mary’nin gorkemli sularina tekneden atlamak ve baliklarla birlikte yuzmek eminim cok keyifli bir deneyim olacaktir.. Adaya yalnizca 350 mt uzakliktaki Pounta kiyilari ise sig ve berrak suyu, incecik kumu, deniz kabuklari ve Bakır Çaği'ndan gunumuze dek ulasan mezar kalintilari ile kesinlikle gorulme deger bir baska guzellik !

Elafonisos cevresindeki tek cakilli plaj olan ve dolayisiyla da snorkel ile cok keyifli dalis yapilabilecegi soylenen Aglyftis adacigi da gorulmeye cok degermis.. Fakat, bu adacigin sulari yaz aylarinda cok sig oldugundan tekne ile ulasim neredeyse imkansiz diyorlar..

Elafonisos; sanki issiz bir adada yalniz kalmissiniz hissi veren, medeniyetten uzak kalabilmeyi basarmis bir ada ! Ihtiyaciniz olan seyler cok sinirli.. Pestemal, mayo/bikini, efil efil bir elbise, gunes gozlugu, gunes kremi ve bir adet sapka ile gunlerinizi mutlu mesut gecirebilirsiniz !

Gunler muhtesem guzellikteki, cennetimsi turkuaz sularda ve bulutsuz bir gokyuzu altinda buyuk bir keyifle gecerken, aksamlariniz da gun batimi esliginde limanda yenecek taze ve lokal yemekler, balik urunleri ve uzo ile senlenecek.. Boyle bir adada, boyle basit bir gunun sonunda huzurla uykuya dalmayi kim istemez ki !

Yasayabilmeniz umuduyla ;

sevgiler
lulu
 xxx 


22 Ağustos 2016 Pazartesi

MONEMVASIA

Sozlu, yazili farketmez.. Yunanistan’i anlatmayi cok seviyorum. Ama, saniyorum ki Yunanistan sinirlarinda yapilabilecek alternatif tatil onerilerinde bulunmayi daha da cok seviyorum.. Daha once bir cok farkli ada, sehir ve kasabayi heyecanla anlatmis olsam da Monemvasia anlatacaklarim icindeki en original tavsiye olacak.. Bu kesin.. !

Neden Monemvasia ? derseniz; 2015 yazi Yunanistan seyahatimin ilk postu olan Mykonos’da da bahsettigim gibi; arkadaslarim Frini ve Spyros’un dugunu Monemvasia’da olacakti cunku Frini’nin ailesi bu kasabanin yerlisiydi ve yaz aylarinda bu nefis kasabada yasiyorlardi.. Ayrica, Monemvasia evlenmek ve balayi yapmak icin Yunanistan’in en romantik noktalarindan biri olarak kabul ediliyordu.. Dolayisiyla, uzun surecek bir yaz kapanis tatilinin ilk ayagi Monemvasia ile baslayacak ve biz de dugun sayesinde Efie’nin senelerdir anlata anlata bitiremedigi kasabayi yasayabilecektik !

Monemvasia; Yunanistan'in guneyinde kalan Mora Yarimadasi'nin guneydogu ucunda bulunan, buyuk bir kayanin eteginde ve denizin uzerinde konumlanmis, surlarla cevrili bir ortacag kasabasi. Aslinda etkileyici bir yani olmayan yeni yerlesim bolgesini gectikten sonra kara ile baglantisi sonradan saglanmis kazikli bir yol sayesinde Movemvasia’nin asil gorulmesi gereken kale surlarina yani eski sehir bolgesine variyorsunuz.. Bu noktada sizin de anladiginiz gibi Monemvasia aslinda bir ada ! 375 yilinda yasanan buyuk deprem sonrasi anakaradan ayrilmis ve yasami kolaylastirmak adina 70’li yillarin basinda bu kazikli yol ile kara baglantisi yeniden saglanmis.. 

(Gorsel Wikipedia'dan alindi..)

Yukaridaki gorselde goreceginiz gibi, Kastro Monemvasia denen kasabanin eski yerlesimi adanin yalnizca bir yuzunde gerceklesmis durumda.. Bu korunakli yerlesim fikrini, tek bir sur girisi ile desteklemisler ki zaten Yunanca "mone" ve "emvasia" kelimeleri tek giris anlamina geliyor..

Surlardan iceri girdiginizde, restore edilmis ya da hala dokunulmaya kiyilamamis yuzlerce ev bekliyor sizi.. Bazilari hala ev olarak kullanilsa da cogunlukla otel, restoran ya da butik olarak isletilen bu evlerin hepsi de cok sirin.. Daracik tas sokaklardan ilerlerken her biri resimlemeye deger kapilar, lokal restoranlar, kose basi kahvehaneleri, rengarenk bahceler ve hic beklemedigini bir anda karsiniza cikabilen deniz manzalari ile karsilasiyorsunuz... Surlarin derinlerine indikce sessizlesen, tenhalasan sokaklarda tam kaybolduk derken ya kucuk bir meydan karsiliyor sizi ya minnak bir kilise ya da lokal bir Yunan restorani.. Kisacasi surlar, gercekten de yasam kokan ve ic rahatlatici bir gezinti sunuyor ziyaretcilerine..





Evliya Celebi de 1668 yilinda bu kasabayi ziyaret etmis ve yazilarinda nergislerin, yaseminlerin, sumbullerin insanin damarlarina isleyen kokularindan bahsetmis.. Bunu ogrenmek o kadar hosuma gitmisti ki, seyahat oncesi heyecanimi arttirmis ve adaya  vardigimda daracik sokaklarda yururken yerlere dokulmus cicekleri gordukce Evliya Celebi izinde adayi gezdigimi dusunmustum.. :)

Onemli Tarihi Yapilar

Surlar arasinda bir cok minik tas kilise gorecek ve resimlemek icin harika kareler yakalayacak olsaniz da, kasabanin iki onemli kilisesini gorulecekler listesine eklemeniz yeterli..

Elkomenos Christos meydanindaki Agios Nikolaos kilisesi 13.yy'dan gunumuze dek ulasabilmis bir Bizans yapisi ve Monemvasia’nin en onemli kilisesi.. Frini ve Spyros’un dugun seremonisinin yapildigi kilise olmasi acisindan bizim icin de cok anlamli.. Kilise eski sehrin tam merkezinde bulunuyor ve onundeki genis meydan sayesinde dugun oncesi ve sonrasi icin keyifli bir sosyal ortam yaratiyor..

Agia Sofia ise, yine Bizans doneminden kalan bir kilise ancak kale surlarinin en tepesinde olmasi nedeniyle ulasimi bir parca meşakkatli.. Ancak tum zorluguna ragmen ulastiginiz noktadaki deniz manzarasi gorulmeye deger ! 





Lezzet

Movemvasia saraplari ulke genelinde iyi bir une sahip ! Kesinlikle tadilmasi gereken bir lokal lezzet olarak not almanizi oneriyorum.. Mukemmel olarak yorumlanan Malvazia uzumlerinden yapilan saraplarin tadi kadar, rengi de dillere destan.. (Malvazia; kirmizi, beyaz ya da rose olarak her turlu uzumu verebilen bir asma cesidi imis...) 


(Gorsel Byzantino Boutique Hotel/Movemvasia sitesinden)

Ev makarnasi adanin kendine has lezzetlerinden bir digeri.. Lokal restoranlarin tamaminda bu lezzeti tadabilir ya da pismemis halini kale icindeki lokal dukkanlardan satin alabilirsiniz.. (Alpico'mun da sirinligi!)


Ilk kez Saronic Korfezi adalarindan Spetses ve Hydra’da karsimiza cikan nefis bademli kurabiye Amygdalota burada da pek meshur.. Gunluk seker ihtiyacinizi fazlasiyla karsilayacak olan bu lokal lezzeti ada pastanelerinde bulmaniz mumkun. Ayrica, hediyelik olarak da iyi bir tercih olabilir.. Bu arada, Amygdalota’nin burada daha lezzetli olusunun en onemli nedeni kasabanin ust kalite badem agaclari imis.. Sayilari her gecen gun azaliyor olsa da Movemvasia'nin lokal pastanelerinde hala ada bademleri ile imal edilmis kurabiyeler bulmak mumkun..

Cuma cok gec saatte adaya ulastigimiz ve Cumartesi gecesi de yemekli olacak dugun partisi nedeniyle Movemvasia’da ciddi bir restoran deneyimi yasadigimi soyleyemem.. Ancak, yurt disindan gelen misafirlerin birlikte yemek yemesi ve kaynasmasi icin duzenlenen ogle yemeginde cok keyifli bir lokal restoran olan Mataula Garden ile tanisma sansimiz oldu.. Mataula, bahce icinde hem essiz bir manzara hem de lokal bir deneyim sundu bize. Yunan mutfaginin vazgecilmezlerinden olan etli dolma, kok sebze haslamalari, incecik sebzeli borekler, musakka, kabak ve patates kizartmalari, geleneksel ev makarnasi ve elbette Yunan salatasi esliginde kocaman bir masada, bagir-cagir ve kahkahasi bol bir gec-ogle yemegiydi !

Yemek oncesi ise yine ayni ekip, Enetiko Cafe’de kokteyl tadimlari yaptik ! Manzara yine essizdi ve sicak havada dar sokaklar icinde yaptigimiz uzun ve arindirici yuruyus sonrasinda ictiklerimiz bize adeta cennet hissi verdi !

Adaya yeniden gidersem aklimda bir de restoran To Kanoni var lakin, Atina’dan Monemvasia’ya gecisimi saat dolayisiyla taksi ile yaptigimdan, taksimi To Kanoni’nin sahibi ile paylasmistim. Cok tatli ve tam bir Yunan kadiniydi.. Onun bana kendi elleriyle yapacagi yemek, benim de ona adayi yeniden ziyaret edecegime dair verdigim soz var.. :) 


  
Monemvasia'da gece hayatinin romantik bir destinasyon olusu nedeniyle kesinlikle sakin oldugunu soyleyebilirim.. Hatta “Lounge Nightlife” burasi icin tam yerinde bir tanimlama olur.. Kale icinde keyifli barlar ve sakin muzikler bulacaginiza emin olabilirsiniz ancak en onemlisi gecenize enfes bir deniz manzarasinin eslik edecegi gercegi..

Ulasim

Monemvasia’ya ulasmak icin iki yolunuz var..Ilki kendi araciniz ile Atina’dan yaklasik 3/3,5 saat kadar yol almak. Bunun icin A7 otoyolundan Corinth ve Tripoli tabelalarini takip etmeniz gerekiyor.. Otobus tercih ederseniz o da mumkun. Ancak, otobusler bir cok noktada duraklama yaptigindan seyahat suresi yaklasik 6 saate ulasabiliyormus.. Diger yol ise yaz aylarinda Pire’den kalkan feribotlar.. Yalniz bu kisim biraz karmasik lakin ancak yuksek sezonlarda hat aciliyormus.

Movemvasia’ya ulastiginizda ise kesinlikle araca ihtiyaciniz yok. Kucuk lokal otobuslerle yeni yeslesim bolgesi ve eski sehir bolgesi arasinda tasimacilik yapilsa da yol yuruyus ile 15 dakikadan fazla surmuyor.. Yeni sehir bolgesinde daha hesapli bir konaklama yapar ve kale surlarina otobus ile gelirseniz, surlarin tam girisinde inebilirsiniz.. Kale icinde kaldiginizda ise zaten ihtiyaciniz olan tek sey rahat ayakkabi ya da sandaletler !

Kasaba cevresinde gunluk gezintiler yapmak icin kesinlikle araca ihtiyaciniz var lakin bu bolgelere lokal tasimacilik yapilmiyor.. Bu nedenle, araba, motor ya da ATV kiralamalarini yeni Monemvasia’nin merkez meydanindan yapabilirsiniz..

Monemvasia’da; Kastro Monemvasia denen eski sehir yani kale ici ve Nea Monemvasia diye anilan yeni sehir disinda, Agia Paraskevi, Agios Ioannis, Agios Stefanos ve Gerekas koylerini ziyaret etmeniz mumkun.. Gerekli mi ? derseniz, bence degil.. Ancak, yine de gitmeye karar verirseniz, dunya uzerinde atilan her adimin bir geri donusu olduguna inanabilirsiniz..

Geri donusleriniz icin; yeni Monemvasia bolgesinin merkezinde KTEL otobus duragi bulunuyor. Toplu tasima ile ulastiginiz kasabadan, bu duraktan kalkan otobuslerle Sparta ve Molai sehirlerini gecerek Atina’ya ulasabilirsiniz..

Konaklama

Efie’ye gore adayi ziyaret etmek icin en iyi zaman kesinlikle paskalya donemi.. “Tum seyahatlerimi dusunuyorum da, en lokal paskalya kutlamasi burada oluyor” demisti surlarin icinde dolanirken.. Bana gore de Monemvasia cok keyifli bir paskalya kacamagi, uzun bir Yunanistan seyahatinin nefes acici bir duragi ya da romantik bir balayi destinasyonu olabilir.. Bunun icin, daha cok bahar aylarinda ziyaret edilmeli diye dusunuyorum.. (ki paskalya da zaten ilkbahar aylarina denk geliyor..) Bunu soylerken niyetim kesinlikle denizinin guzel olmadigi gibi bir sonuc cikartmak degil.. Daha cok yapilacaklar listesinin kisa olusu ! Yoksa, buraya dek gelmisken bana gore kesinlikle gorulmeden donulmemesi gereken bir minik ada ve muhtesem bir plaj da bulunuyor !! Ki o plaj Yunanistan sinirlarinda su ana dek gorduklerimin en iyisi ! (Kendisi bir sonraki post konumuz..)

Konaklamak icin bizim tercihimiz dugunun de yapilacagi Hotel Lazareto oldu. Frini ve Spyros dugune davetli misafirleri icin otel ile ozel bir anlasma yaptigindan daha makul bir fiyata konaklamamiz mumkun oldu.. Bahcesi cok keyifli, kahvaltisi zengin ve ozenli, odalari temiz ve tas olmasi nedeniyle de son derece serindi.. Otel, eski sehirde kale surlarina giden yolun uzerinde konumlanmisti ve sabah Gunes dogus vaktinde yaptigim meditasyon ile beni kendine daha da sevdirmisti.. En onemlisi de Monemvasia’da planlanan bir dugun organizasyonu icin daha iyisi dusunulemezdi ! Ancak, bir daha gitme sansim olursa kesinlikle surlarin icinde, denize yukseklerden de bakabilecegim Byzantino Boutique Hotel ya da Dina's House gibi minik bir butik otelde kalacagima eminim..




Dugun, oncesi ve sonrasi ile eksiksiz bir organizasyondu.. Sayelerinde tam olarak geleneksel bir Yunan kilise nikahina sahit olmus oldum.. (Efie evlendiginde esi Stepan Ermeni oldugundan, Ermeni kilisesinde ve Ermenilerin geleneklerinde bir dugun yapilmisti) Keyifli bir kalabalik, kaliteli bir acik bufe ile sunulan Yunan yemekleri, kisiye ozel siparis edilebilen kokteyller, geleneksel ve populer Yunan muzikleri ile harmanlanmis unutulmaz bir geceydi ! Ayrica da Yunanlilarin "anlatilmaz, yasanir" Turk sevgisi sayesinde dugunun tek Turk misafiri olarak kendimi celebrity gibi hissettim :)



Monemvasia; belki klişe olacak ama dunya gozu ile gorulmeye degecek, kendine has bir ortacag kasabasi.. Gecirdigim iki gun ruhuma ilac gibi gelse de kesinlikle yeterli olmadi.. O yuzden de kasabaya veda ederken kale surlarina mutlaka yeniden gelecegimi fisildadim…

Bu yil, Lonely Planet’in Monemvasia’ya “Best Place to Visit Europe in 2016” katagorisinde ilk sirayi vermesine de iste bu yuzden hic sasirmadim !

Umarim siz de bu sipsirin kasabayi gorme firsatini en kisa surede yakalayabilirsiniz..

Sevgiler
Lulu
xxx